2011 Ağustos Vaazı - 2 - ..:: ÇÖLLÜ HOCA (Muharrem ÇÖLLÜ) Web Sitesine Hoş Geldiniz.::..

İçeriğe git

Ana menü:

2011 Ağustos Vaazı - 2

Sesli Vaazlar
KONUSU: RAMAZAN AYI ÖZEL BİR AYDIR. ( 7)
Muhterem Müslüman Kardeşlerim,
Ramazan ayı,  rahmet,  bereket,  mağfiret ve hidayeti coşan Kur’ân ayıdır.  Bu nedenle,  bol bol tövbe istiğfar etmek,  her gün ve gece,  bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini,  taat ve ibadette bulunarak aramak ve Kur’ân’ ı kerimi okuyup anlamaya ve hayata geçirmeye çalışmak Müslümanın başta gelen görevidir.
Bu ayda tüm iyilikler ve güzellikler artar, kötülükler azalır,  yoksullara ve düşkünlere yardım eli uzanır.  Bu ayda artan ibadet ve güzel ameller, diğer kameri Aylarla kıyaslanmayacak kadar farklıdır. Bu ayların ve günlerin fazileti,  oluşan olaylardan dolayıdır.  Yoksa başka bir gün – gece ve aylardan farkı yoktur. Özellikle şu hususu belirtmek isterim ki,  ibadette esas olan sürekliliktir. Devamlılık olduğu takdirde,  riyadan uzak,  her yapılan amel,  Salih ameldir ki,  buda dünya ve ahiret mutluluğuna eriştirir.
Aziz kardeşlerim,  Ramazan ayının içeriğin de birçok hikmet ve özellikler vardır:
1)Kur’ân ayıdır çünkü Kur’ân’ı kerim bu ayda inmeye başlamıştır.
2)Bu ay Oruç ibadetine tahsis edilmiştir. Oruç,  İslâm’ın ana rükünlerinden olan bir ibadettir ve oruç tutanların mükâfatını Allah verecektir.
3) Ramazan Gecelerini aydınlatan,  gönülleri ve hayatı coşturan,  Teravih (sünnet) Namazı, bu ayın gecelerinde kılınmaktadır.
4)Sosyal dayanışmanın yaygın olduğu bir aydır.  Zira İslam’ın mali ibadetlerinden olan; Zekât,  Fıtır Sadakası, infak ve her türlü ayni ve nakdi yardımlar da bu ayda ihtiyaç sahiplerine verilmeye başlanır ve verilir.
5)Bin aydan hayırlı olan KADİR GECESİ bu ayın içinde bulunmaktadır.  
6) Kur’ân’ı kerimde adı geçen tek ay ramazan ayıdır.
İşte bunlar ve daha sayamadığımız, bilemediğimiz bu ay içindeki nice hikmetler; bu ayın ne büyük, şerefli ve bereketli bir ay olduğunu göstermektedir.
Ayeti Kerimede ALLAH (c. c. ) şöyle buyuruyor:
بسم الله  شهر رمضان الذي انزل فيه القران هداى للنّاس و بينا ت من الهدى والفرقان صد ق الله العظيم
“Ramazan ayı ( öylesine faziletli bir aydır ki) insanlara yol gösterici ve doğruyu eğriden ayırmanın delilleri olarak KUR’ÂN, (bu ayda) indirildi.  Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun” (Bakara, 185) buyrulmaktadır.
Muhterem kardeşlerim, Oruç; ergenlik çağına gelmiş, akıllı,  Müslüman erkek ve kadınlara farz kılınmıştır. Ancak,  oruç kendilerine farz olanlardan,  hasta olan ya da yolcu olanların durumları aşağıda belirtilmiştir. Muhterem kardeşlerim,  Dinimiz İslâm insanları,  güçleri dâhilinde sorumlu tutmuştur. Güçlerini aşan,  sıkıntı, zahmet ve zorlayıcı hallerde,  kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir.  Bu durum da olan kişiler,  oruç tutmakla yükümlü kılınmamışlar,  ancak daha sonra kaza etmeleri veya yerine FİDYE vermelerine ruhsat tanınmıştır.  Şöyle ki;
1-Hanefi mezhebine göre; bir Müslüman 90 km. veya daha fazla yol kat ettiği ve 15 günden az bir zaman dilimi için yolculuğa çıktığı takdirde, orucunu tutmaya bilir. ALLAH(c. c. ) ayette şöyle buyuruyor: “ içinizde hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar “ (Bakara, 184) ayeti; yolcu olanlarında sonradan kaza etmek üzere oruçlarını açabileceklerini ifade etmektedir. Ancak,  ayetin sonunda yer alan “ORUÇ TUTMANIZ , - bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır” ifadesi ise,  sıkıntı,  rahatsızlık,  zarar ve meşakkatin söz konusu olmadığı durumlarda,  ORUCU TUTMANIN daha iyi ve hayırlı olduğunu göstermektedir.
2-Hasta olan kişi oruç tuttuğu zaman,  hastalığının artmasından veya uzamasından endişelendiği, ya da hastalığı nedeniyle oruç tutmakta zorlanan yani tehlikeli durumlarla karşılaşma endişesine girdiğinde, Ramazan ayında oruç tutmaya bilirler.  Daha sonra, iyileşince oruçlarını kaza edebilirler. Bu iş; samimiyet ve gönül meselesidir.  Karar kendisinindir. Ölünceye kadar iyileşmeyeceği muhtemel dâhilinde olan ve tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunanlar oruç tutmazlar ve her gün için bir fidye verirler. Fidye verecek imkânı yoksa bir şey gerekmez.
3- Hamile ve emzikli kadınlarda, oruç tuttuklarında kendilerine ya da emzirdikleri çocuklara zarar vermesinden endişelendikleri takdirde, oruç tutmaya bilirler. Daha sonra oruçlarını kaza ederler.
4-Yaşlı takatsiz ve oruç tutamayacak durumda olan yaşlılarda,  oruç tutmayıp,  yerine fidye verebilirler. Ayette, ”Oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere, (her gün için )yoksulu doyuracak Fidye gerekir” buyrulmaktadır. (Bakara, 184)
5-Oruçlu bir kişi, açlıktan ya da susuzluktan dolayı,  sağlığının ciddi şekilde bozulmasına maruz kalınca, orucunu bozar,  daha sonra kaza edebilir.
6-İşin niteliği,  yeri,  mekânı dikkate alınarak, zor ve meşakkatli bir işte çalışmak zorunda olan kişi,  tuttuğu oruçtan dolayı sağlığı tehlikeye girerse,  orucunu bozar ve tutmaya bilir. Müsait zamanlarda veya izin günlerinde kaza edebilirler.
7-Adet gören veya lohusa olan kadınlar, oruç tutmazlar, Namaz kılamazlar.  Yalnız başka zaman oruçlarını kaza ederler,  namazlarını kaza etmezler.
Aziz kardeşlerim,  Bir hadisi kutside Allah (c. c. ) şöyle    كل عمل بن ادم يضاعف الحسنة بعشر امثالها الى سبع مأة ضعف قال الله الا الصوم فانه لي. . . . . . .
“Âdemoğlunun her ameli (nin karşılığı kendisine) kat kat verilir. Bir iyiliğin on katından yedi yüze kadar mükâfatlandırılır. Yalnız oruç hariç,  o,  benim içindir ve onun mükâfatını ben veririm. Çünkü (oruçlu) yemesini,  nefsani arzularını sırf benim için ( BENİM RIZAMI KAZANMAK İÇİN) terk ediyor. ” buyurmuştur.
Bu itibarla, Oruç tutan insan,  Allah ve Peygambere itaat etmiş ve büyük sevap kazanmış olur.
Aziz kardeşlerim, Orucunu tutan Müslüman; şükretmiş, aç kalanların halini öğrenmiş, sağlığını korumuş,  sabır ve metanet kazanmış, ahlakını güzelleştirmiş ve ibadet zevkini tatmin etmiş olur. Daha ilerisi,  Allah’ın rızasını ve Cennetini kazanmış olur İNŞA ALLAH!!!
Ramazanı Şerifinizi tebrik eder,  sağlık içinde nice Ramazanlara erişmenizi Mevla’dan niyaz ederim.  Âmin.    
27.07.2011 Muharrem Çöllü
İçeriğe dön | Ana menüye dön