2011 Haziran Vaazı - ..:: ÇÖLLÜ HOCA (Muharrem ÇÖLLÜ) Web Sitesine Hoş Geldiniz.::..

İçeriğe git

Ana menü:

2011 Haziran Vaazı

Sesli Vaazlar
Konusu: İSRÂ VE MİRAÇ
بسم الله سبحا ن اللذئ اسرئ بعبده ليلآً . . . . . .
.
Değerli kardeşlerim, Mevlam nasip ederse, 28-29 Haziran 2011 - Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece Miraç Kandildir.  Miraç kandilini,   isra ve miraç olayları oluşturmaktadır.  İSRA: Hz. Peygamberin(s. a. s), bir gece Cebrail tarafından Mekke’deki Mescid-i Haramdan Kudüs teki MESCİD-İ AKSA’YA götürülmesi olayıdır.
MİRAC: Hz. Peygamberin Mescidi Aksa’dan semalara yükselmesi ve ALLAH A mülakı olması demektir.
Miraç, yükseğe çıkmak,   merdiven ve asansör demektir.
PEYGAMBERİMİZİN,  ÜSTÜN MAKAMLARA yükselişi olan İSRA VE MİRAC,   Yüce yaratıcıya yakınlığın en üstün derecesidir ve beşer anlayışı çizgisinin ötesinde bir hadisedir. Zira bu hadisenin fizik kanunları ile açıklanması mümkün değildir.
Miraç olayının ne zaman meydana geldiği,  ruh ilemi cesed ilemi vuku bulduğu ve peygamberimizin ALLAH(c. c. ) la görüşüp görüşemediği hususunda alimler görüş ayrılığına düşmüşler isede,  özet olarak; birincisi kesin olarak bilinen,  hicretten bir buçuk yıl önce Recep ayının 27.  gecesinde İSRA VE MİRAC OLAYI’nın meydana gelmiş olmasıdır. 
İkincisi, Miraç olayının,  ruh ile mi ceset le mi vuku bulduğu ihtilafıdır. Bu konuda farklı görüşler olmakla beraber âlimlerin çoğuna göre Mİ’RAC hem ruh ve hem de cesetle birlikte meydana gelmiştir.  Üçüncüsü,  Peygamberi miz,  Miraç ta ALLAH ı Gördü mü? ayet ve hadisi şerifler çerçevesinde, bu dünyada ALLAH I görmek mümkün olup olamayacağı hususunda, uzun uzun tartışma yapılmış,   Sahabe dahil alimler görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Sonuç,  bu dünyada Allah’ı görmek mümkün değildir.  Ancak,   bu olayın en doğrusunu Allah bilir.  Miraç,  Peygamberler arasında yalnız Muhammed Mustafa (s. a. v. )e nasip olmuştur.
Değerli kardeşlerim,  İSRÂ MUCİZESİ,  isra suresinin birinci ayetiyle açıkça bildirilmektedir:  Bismillah, ” Sübhanellezi esra biabdihi leylen… = Bir gece,  kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye( Muhammed )kulunu mescidi haramdan,  çevresini mübarek kıldığımız mescidi aksaya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir,  O,  gerçekten işitendir,  görendir. ” buyrulmuştur. (İsra suresi,  1)
Miraç olayına ise,  Necm suresi 10-18 ci ayette işaret edilmektedir.  Bismillah “  Feevha ila abdihi maevhâ ma kezebel füadü marea efe tümarunehü ala ma yera……= ALLAH kuluna vahyedeceğini vahyetti. kalp, (gözün)gördüğünü yalanladı(Ey müşrikler!  Şimdi siz peygamberin) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyormuşsunuz? Andolsun ki,  o,  Cebrail i bir başka inişte daha ( asli şekliyle) Sidretül Münteha nın yanında görmüştü.  Me ‘va cennetide sidrenin yanındadır. O zaman sidre yi kaplayan kaplamıştı. Göz( gördüğünden ) şaşmadı ve (onu)aşmadı. And olsun,  o,  Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü” buyrulmuştur. (Necm suresi,  53/8-10)
Aziz kardeşlerim,  İSRA VE MİRAÇ olayı Hadisi şeriflerle şöyle ifade edilmektedir:  Bir gece Hz. Peygamber Kâbe’de Hatim denilen yerde veya amcası Ebu Talibin kızı Ümmühani’nin evinde uyku ile uyanıklık arası bir durumda iken Cebrail gelir,  göğsünü açar,  zemzemle yıkar,  göğsünü iman ve hikmetle doldurur ve kapatır. Burak adlı bir binite bindirir. (Burak,  eşekten büyük,  katırdan küçük her adımını ufkun sonuna atabilen beyaz renkli bir hayvandır).  Kudüs teki Beyti MAKDİSE YANİ MESCİDİ AKSA YA götürür. Hz. peygamber burada iki rekât namaz kılar. Cebrail kendisine biri süt diğeri şarap dolu iki kap getirir. Hz. peygamber sütü seçer. Cebrail,  fıtratı seçtin der.
Cebrail, Hz. Peygamberi “Miraç” ( göğe yükselme vasıtası) ile Mescid i Aksa dan semalara çıkarır. Birinci semada Âdem,  ikinci semada İsa ve Yahya,   üçüncü semada Yusuf,  dördüncü semada İdris,  beşinci semada Harun ve Altıncı semada Hz. Musa ile görüşür ve selamlaşır, Peygamberler kendisine hayır dua ederler. Her gün yetmiş bin meleğin ibadet ettiği BEYTÜ L- MA MUR un bulunduğu yedinci semada Hz. İbrahim le buluşur. Hz. İbrahim kendisini selamlar ve hayır dua eder. Sonra,  SİDRETÜL – MÜNTEHA denilen yere ulaşırlar.  (hudud ağacı yani, Sidretül münteha, gökleri,  cennetleri kucaklayan ulu varlık ağacıdır. Peygamberlerin ve meleklerin erebildikleri ilmin son noktasıdır.  İlerisi gayb âlemidir. Allah’dan başka kimsenin ilmi oraya ulaşmaz. ) Burada Hz. Peygambere evrenin sırları,  varlığın kaderiyle ilgili hükümlerin tesbiti için görevli meleklerin çalışmaları gösterilir.
Cebrail,  buradan ileri geçemeyeceğini bildirir ve Sidretül- Müntehada kalır.  Cebrail, ” lev denevtü enmileten le ührıktü = Bir parmak ucu daha öteye yaklaşmış olsaydım yakılırdım” demiştir.
Bundan sonra Hz. Peygamber tek başına REFREF adlı binekle yükselişini sürdürür.  Sonunda Allah’ın divanına ulaşır. ( Refref,  görmeye engel geniş örtü ve perde demektir).  BU MAKAMDA:
Hz. Peygamber,  etehiyyatü lillahi vessalavatü vettayyibatü = Her türlü sözel,  bedensel ve mali ibadetler,  dualar,  güzellikler ve iyilikler Allah a mahsusdur. ” Diye Allah a tazim eder.  YÜCA ALLAH, ” Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berekatühü = Ey Peygamber! Selam,   Allah’ın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun” karşılığını verir.
Hz. Peygamber,  Esselamü aleyna ve ala ıbadillahissalihin = selam bizlere ve Allah ın Salih kullarına olsun” diye mukabele eder.
Cebrail ve melekler,  Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne muhammede abdühü ve resülüh = Ben tanıklık ederim ki,  Allah tan başka hiçbir ilah yoktur. Ve yine tanıklık ederimki Hz. Muhammed Allah’ın kulu ve resülüdür” derler.
Bu makamda Peygamberimize üç ilahi ihsanda bulunulduğu hadisi şeriflerde ifade buyruluyor. Bunlar:
1.   
Beş vakit namaz farz kılınmıştır. Miraç hediyesi olan Namaz, aynı zamanda müminin Miracı sayılmıştır. Bundan önce de Peygamberimiz ve Müslümanlar sabah akşam ikişer rekât namaz kılıyorlardı.
2.   
Bakara Suresinin sonundaki üç ayet ki,  İslam’ın temel inanç esaslarını tamamlamakta ve Müslümanların çektiği üzüntü ve sıkıntıların sona erdiği müjdelenmektedir.  Ayeti kerimeler şöyledir:  bismillah “Lillahi ma fissemavati ve ma filardı ve in tübdü ma fi enfüsiküm ev tuhfühü yühasibküm bihillahü fe yeğfiru limen yeşaü ve yüazzibü menyeşaü vallhü ala küllişeyın kadir… . = Gökte ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır… ” Buyrulmuştur. (Bakara suresi, 284-286)
3.   
Allah a ortak koşmayanların affedileceği ve cennete girecekleri bildirilmiştir. Miraç yolculuğunda,  Hz. Peygambere cennet,  cehennem ve buralardaki insanların durumları gösterilir ve birçok olaya muttali olur.
 
REFREF adlı binit ile sidretül- müntehaya çıkartılan Peygamber,  buradan aynı binitle Kudüs’e döndürülür. Kendisini Peygamberler karşılarlar ve onu kendilerine imam yaparak arkasında namaz kılarlar. Kudüs’ten Burak adlı binit ile Mekke’ye döndürülür.
 
Mescidi Aksa, Mescidi Haramdan yaya yürüyüşle bir aylık mesafededir. Peygamber bu yolculuğunu Mekkelilere anlattığı zaman,  müşrikler inanmazlar hatta alay ederler.  Zira bir aylık yol nasıl olurda bir gecede kat edilir diye inanmazlar.
 
Hz. Peygamberin daha önce Mescidi Aksay’ı hiç görmediğini bildirdikleri için orayı bilenler ”BEYT-İ MAKDİS-i bize tarif et derler ve müşrikler Hz. peygambere kaç kapısı kaç penceresi var diye sorarlar. Peygamberimiz,  müşriklerin soruları karşısında çok sıkıntıya düşer ancak ALLAH Mescid-i Aksa’yı gözünün önüne getirir ve onların sorularını mescide bakarak cevaplandırır.
 
Şaşkına dönen müşrikler Hz. Ebu Bekir’e giderler.  Muhammed bir gecede Kudüs’e gidip geldiğini söylüyor,   ne dersin derler. Hz. Ebu Bekir, Muhammed ne diyorsa doğrudur, ben bundan daha ötesinde söylediklerini,  ona meleğin Allah tan haber getirdiğine de inanıyorum,  der. MÜŞRİKLER YİNE TATMİN olmazlar,  bu defa kervanlarını sorarlar ve ince noktasına kadar cevap verir. Yine de iman etmezler bu apaçık bir büyüdür derler.
Aziz kardeşlerim,  müminin Miracı sayılan namazın farz kılındığı bu mübarek gecede yüce yaratıcıya yönelmeli,  O’ndan af ve bağış dilemeliyiz. Birbirimize Sevgi ile yaklaşmalı,  düşmanca davranışlardan uzak durmalıyız. Sağlıkla kavuştuğumuz bu kutlu günleri değerlendirmeli ve Allah’ın lütfettiği sayısız nimetlerine şükretmeliyiz.
Muhterem kardeşlerim, Miraç gibi muazzam bir olayın unvanını taşıyan bu müstakil İSRA SURESİ, baştan sona kadar Miraçla ilgilidir ve bütün ahlak ve fazilet ilkelerini içermektedir.  Bu ayetlerdeki tebligatı on iki düstur halinde toplayabiliriz ki,  bireyin ve toplumun kurtuluşu,  felahı,  sağlıklı,  huzurlu ve mutlu yaşantısı bunlara bağlıdır. Bu düsturları sırayla açıklayalım:
ALLAH a hiçbir suretle şirk koşmamak,  İslâm akidesinin esası budur. İslâmiyet Tevhit Dini’ dir.  Bir ALLAH a inanıp yalnız O’na ibadet ve kulluk etmek,  işte kulun ilk işi budur.  Bundan ötesi delalet ve uçurumdur.
Anneye,  babaya itaat etmek, maddi ve manevi yardımda bulunmak görevlerimizin başında gelmektedir.  Bismilla,  “ Ve kada rabbüke ella ta’budu ilah iyyahü ………………. . ” buyrulmaktadır. (İsra suresi, 23-24)
Hısım ve akrabaya,   fakir ve yoksullara,  yolculara,  gurbette kalmış kimsesizlere haklarını vermek,   onlara maddi yardımda bulunmak gerekir. Bu toplumun borcudur. Bunu ihmal etmek en büyük günahtır. Adaletten ayrılmak demektir. Bismillah, ” Ve ati zelkurba hakkahü vel miskine vebnessebili…=…. . ” buyrulmuştur( İsra suresi, 26).
İsraf etmemek, malını gereksiz yere harcayıp savurmamak gerekir. İslam da dört ilkeye dikkat etmek gerekir. 1.  israf,  2.  Cömertlik,  3. iktisat,  4.  Cimrilik.  Bismillah, ” Vela tübezzir tebzira .  İnnel mübezzirine kanü ihvaneşşeytan ……=…. ”buyurulmuştur. (İsra suresi, 26-27)
Çocuklarınızı öldürmeyin; Araplar bilhassa kız çocuklarına karşı vahşice hareket ederler,  onları diri diri gömerlerdi. İslamiyet bu kötü âdeti ortadan kaldırmış,  şiddetle yasak etmiştir.  Bismillah,  Vela taktülü evladeküm kaşyete imlak,  …. . =…. . ”buyrulmuştur. (İSRA SURESİ, 31).
Zinaya yaklaşmayın.  Bismillah,  Vela takrebüzzina…. =…. ” Buyrulmuştur. (İsra suresi, 32)
Haksız yere kimseyi öldürmeyiniz. İnsan kanı dökmek en büyük günahtır. BİSMİLLAH,  Vela taktülünnefselleti harremallhü illa bil hakkı……=…. . ” buyrulmuştur. (isra suresi, 33)
Yetimlere iyi muamele ediniz.  Bismillah, ” Vela takrebu malel yetimi illa biletli hiye Ahsen…. . =…. . ” buyrulmuştur. İsra suresi,  34)
Verilen sözü tutunuz.  Ahde vefa gerekir.  Sözü doğru olmayanın özü de doğru değildir demektir.  Bismillah,  “Ve evfu bilahdi innel ahde kane mes ula……=……” buyrulmuştur. ( isra suresi, 34)
Ölçü ve tartıda doğruluğa dikkat edelim. Ticaret namusu bununla kaimdir. Bismillah,  “ Ve evfül keyle iza kiltüm vezinu bil kıstasil müstakım……=……” buyrulmaktadır. (isra suresi, 35)
Bilmediğiniz bir şeyin ardına düşüp körü körüne onu takip etmeyiniz insan akıl ve fikir sahibidir.  Bismillah, ” Velatakfü maleyse leke bihi ilmün…. . =………” buyrulmuştur. (isra suresi, 36)
Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürümeyiniz.  Bismillah, ” Vela temşi filardı mereha ……=……. ” Buyrulmuştur. ( isra suresi, 37).
Aziz kardeşlerim,
İslam dininin, dünya ve ahret mutluluğu için koyduğu ilkeler Kur an ı kerimde ve sünnette belirtilmiştir.  Bu nedenle,  Kur’ân ı kerimi ve hadisleri kelime kelime ve cümle cümle araştırarak,  inceleyerek okuyalım ve hayatımıza geçirelim,   dünya ve ahret mutluluğunu yakalamaya çalışalım. Allah Teala,  bu mübarek gece ve gündüzleri,  bereket,   rahmet ve mağfiret vesilesi kılsın iki cihanda yüzümüz ak olsun âmin el fatiha. 
Muharrem ÇÖLLÜ 15/06/2o11
İçeriğe dön | Ana menüye dön