2011 Mayıs Vaazı - 2 - ..:: ÇÖLLÜ HOCA (Muharrem ÇÖLLÜ) Web Sitesine Hoş Geldiniz.::..

İçeriğe git

Ana menü:

2011 Mayıs Vaazı - 2

Sesli Vaazlar
Mayıs Ayı, Konumuzun İkinci Bölümü ( 3 )

Muhterem kardeşlerim, olgun müminin nitelikleri konulu konuşmamızın birinci kısmını, Önceki sohbetimizde, dört madde halinde özet olarak açıklamıştım. Şimdide geri kalan kısmını kısaca anlatmaya çalışacağım. 

Aziz kardeşlerim, kâmil (olgun) müminin ve kurtuluşa ermiş Müslümanın niteliklerinden 

5. Yine aynı surede olgun müminin vasıfları sayılırken, Bismillah, ”Vellezine hüm lizzekati failune = Onlar ki, zekât verirler” buyrulmuştur. ( Mü minun suresi, 23/4)
Zekât, mali ibadetlerimizdendir ve İslam’ın beş ana rüknünden biridir. Zekât; fakirin, muhtacın hakkıdır, bir lütuf olarak verilmez. (zekât konusu ilerde ki konuşmamızda detaylarıyla açıklanacaktır. ).

Aziz kardeşlerim,
Allah yolunda infakta bulunmakta, olgun müminin özelliğidir. Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri Muhtaç insanlarla paylaşmakta en büyük erdemliktir.

İnfak; dinimizde çok önemli yeri olan bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma şeklidir. Kur’ân ı kerimde en çok yer alan kavramlardan biri infaktır.

İnfak, insanın sahip olduğu nimetlerden belli bir kısmını toplumda muhtaç olan kimselere sunmak ve vermektir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: BİSMİLLAH”YA EYYÜHELLEZİNE AMENU ENFİKU MİN TAYYİBATİ MA KESEPTÜM VE MİMMA AHRACNA LEKÜM MİNEL ARDI ……. . = Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki ALLAH zengindir övgüye lâyıktır. ” buyrulmuştur. (Bakara suresi, 2/ 267 ) Resulullah’ın Sözü, bu hususu ne güzel teyid ediyor; “Layü’minu ehedüküm hatta yühıbbe li ekıhi ma yühibbü linefsihi =Hiç biriniz, kendiniz için arzu ettiğinizi kardeşiniz içinde arzu etmedikçe, iman etmiş olmaz. ” buyurmaktadır. ( Buhari, iman, 4; Müslim, iman, 64.)

Değerli kardeşlerim,
Kendi yediklerinizden, sevdiklerinizden vermek, infak etmek, doğruyu, güzeli göstermek ve doğru söylemek, Müslümanın kaçınılmaz bir davranışı ve çok önemli bir meziyetidir. Diğer ayeti kerimede, Bismillah; “ Ellizi yünfıkune emvalehüm billeyli vennehari sırren ve âlaniyeten fe lehüm ecruhüm ınde rabbihim vela kavfün aleyhim ve la hüm yahzenun. = mallarını gece ve gündüz, gizli ve aşikâr hayra sarf edenler varya onların mükâfatları ALLAH katındadır. Onlara korku yoktur. Üzüntüde çekmezler. ” buyrulmuştur. (Bakara suresi, 274)
Peygamberimiz, ” Vel yedül ûlya kayrün minelyedi essüfla = veren el alan elden üstündür” buyurmuştur.

Değerli kardeşlerim, kıymetli ve kaliteli mallardan, zekât veren ve ALLAH için infakta bulunan kişi, Kurtuluşa eren olgun müminlerden olduğu gibi, zekât ve infak kurumunu işletmek için, gece gündüz meşru yollarda harama bulaşmadan çalışan, akıllıca ve dürüstçe çalışmasını sürdüren kişi de makbul, erdemli ve olgun mümin ler dendir. Peygamberimize istinat edilen bir mübarek sözde: “ î’meliddünya ke enneküm bakune fiha vâ’melülahırete keenneküm temutune ğada = Dünya için öyle çalışınki baki kalacakmış gibi, ahiret için de öyle çalışınki yarın ölecekmiş gibi . ” denmiş. Birhadisi şerifde; ” iki gününü eşit tutan kâmil mümin olamaz. ” buyrulmuştur.

Kur’ân ı kerimde, Bismillah, ” Vebteğı fima atakellahüddarelakırete ve la tense nasıbeke mineddünya ve ahsin kema ahsenallahü ileyke…= Allah ın sana verdiğinden (onun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadanda nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sende (insanlara)iyilik et “ buyrulmuştur. (kasas suresi, 28/77)
Bu sebeble, Müslüman çalışmak zorundadır. Meşru yolda çalışmak suretiyle mal elde eden ve zekâtını veren, ayrıca infakda bulunan mü’min, kâmil ve olgun mü’min olma derecesine ulaşmıştır.
Muhterem kardeşlerim,

6. Olgun ve kurtuluşa eren bahtiyar mü’minin özelliği, Mü’min suresinin, 5- 6- 7 ayetlerinde şöyle ifade ediliyor; bismillah, “ Vellezine hüm li furucihim hafızun. İlla ala ezvacihim ev ma meleket eymanühüm feinnehüm gayrü melumin. Femenibteğa verâe zalike feülaike hümül adun = Ve onlar ki, iffetlerini korurlar, Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu ( cariyeleri) hariç, ( Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir.

Şu hâlde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar haddi aşan kimselerdir. ” buyrulmuştur. Bu ayetin görünen manası; Mû’t’a nikâhının da haram oluşunu ifade etmesidir. ( Mu’ta nikâhı; bir ücret karşılığında, belirli bir müddet bir kadınla nikâhlanmaya denir ki; bu nikah haram kılınmıştır. ) Değerli Müslümanlar,

İnsanların namus ve iffetlerini koruyup, kollamaları; aile yaşantısının temel taşını oluşturmaktadır. Tabii olarak cinsel ilişki bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın meşru bir biçimde yerine getirilmesi dinimizin emridir. Bunun meşru yolu nikâhtır. Erkekle kadının kendi rızaları ile evlenerek aile kurmalarıdır. Nikâhsız olan ilişki, hareketler zinadır. Zina en büyük günahlardandır, zinayı meşru kılan hiçbir mazeret olamaz. Zinaya giden yollar dahi kapanmıştır. Zina; ailenin, milletin felaketidir ve yok olmanın başlıca nedenidir. Kur’ân ı kerimde; bismillah, “Vela takrebüzzina innehü kâne fahişeh, ve sâe sebila = Zinaya yaklaşmayın. Zira O, bir hayâsızlıktır. Ve çok kötü bir yoldur. “ buyrulmaktadır.

Dikkat!! Ayette “ zina etmeyin” denilmeyip de “ zinaya yaklaşmayın” buyrulması ilgi çekicidir. Yani, zinaya giden yollar dahi yasaklanmıştır. İnsan daima nefsine hâkim olmalı, şehevi arzu ve isteklerini frenlemelidir. İnsanın bu psikolojik zaafını dikkate alan Kur’ân-ı kerim, prensip olarak insanı kötülüklere sevk edici sebepleri ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. ( Buna sedd-i zeria prensibi denir yani; harama vesile olan şeylerin yasak olmasını ifade eder).
İffetsizlik yani meşru olmayan cinsi ilişki sıhhi, ahlaki, hukuki ve sosyal pek çok zararları olan bir kötülük ve iffetsizliktir. Dinimizde zina kebairi(büyük) günahlar arasında zikredilmiştir. Bu itibarla, müminin namus ve iffetini koruması, zinaya giden yola girmemesi, kadın erkek ilişkilerinde azami dikkati göstermesi, tokalaşma, öpüşme dâhil her türlü yakın ilişkiden kaçınması, olgun müminin niteliklerinden iffet ve erdemliliğindendir.

7. Olgun müminin en belirgin özelliği güvenilir ve dürüst olmasıdır. Bu nedenle, müminun suresinde; Bismillah, ”Vellezinehüm liemanetihim ve ahdihim râû’n = yine onlarki(müminlerki), emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler” buyrulmaktadır.
Dürüstlük ve güvenirlilik, Müslümanın olmazsa olmaz ilkesidir. Hatta peygamberlerin en yaygın sıfatlarının başında güvenilir ve dürüst olmaları gelmektedir. Peygamberimiz, Şu’arâ suresinin 107, 125, 162 ve 178 ayetlerinde “ Bilinki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. ” buyrulmuştur. 

Aziz kardeşlerim, Emanetlere ve verilen sözlere riayetsizlik münafıklık belirtisi sayılmıştır.
Peygamberimiz, “Erbeun men künne fihi kâne münafıkan halisen, ve men kânet fihi hasleten minhünne kânet fihi hasleten minen nifakı hatta yedea’ha; iz’ tümine hane, ve iza haddese kezebe, ve iza âhede gadere, ve iza hasame fecere = Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse hâlis münafıktır. Kimde bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar. ” buyrulmuştur. (Buhari, iman 24, Müslim, iman 106. )

Değerli Müslümanlar, Ahde vefa; verilen sözü tutmak, yapılan sözleşmeye uymaktır. Toplumda, güvenirliğin oluşması, ilişkilerde, ticarette ve çeşitli teşebbüslerde bulunabilmeleri, insanlar arasında ahde vefa şuurunun gelişmesi ve yerleşmesine bağlıdır. Ayeti kerimede "Antlaşma yaptığınız zaman, Allah a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı bilir” buyrulmaktadır. (Nahl, 16/91) Diğer ayeti kerimede ” Ve evfu bilahdi innel ahde kâne mesüla = verdiğiniz sözü yerine getirin, çünkü söz(veren sözünden) sorumludur. ” (isra suresi, 17/34)

Aziz kardeşlerim, kamil Müslümanın özellikleri arasında, Sabırlı, ilim sahibi olmak, öfkeye hâkim olmak, affedici olmak, Merhametli olmak ve günahlarda ısrar etmemek gibi hasletlerde sayılmıştır. Kur’ân ve Sünnette, bunların dışında pek çok özelliği vardır müminin.

Değerli kardeşlerim, mümin ne kadar Kur’ân ve Sünnete uygun hareket edebilirse, o nispette kâmil mümin olur.
Mevlam, olgun ve kamil müminlerden eylesin amin ELFATİHA.
09/06/2011 Mamak- Ankara muharrem Çöllü 
İçeriğe dön | Ana menüye dön